SELÜLİT TEDAVİSİ

SELÜLİT DOLAŞIM BOZUKLUĞU NETİCESİNDE OLUŞAN GÖRÜNTÜ BOZUKLUĞUNUN YANI SIRA AĞRILI OLABİLEN OLUŞUMLARDIR.

Selülit neden oluşur ve tedavisi nasıl yapılır?

Her yağ hücresi büyüklüğünün 1000 katına dek büyüyebilme özelliğine sahiptir. Karın, bacak, basen ve hatta kollarda gözüken bazen sıkınca ortaya çıkan,  daha ileri evrelerinde uzaktan bakmakla gözükebilen “portakal kabuğu görüntüsü ” biz tüm bayanları üzen bir durumdur. Zayıflarda, hatta çok zayıflarda bile gözükebilir.

Yağ hücresi preadiposit dediğimiz yağ hücrelerinden oluşur.Vazifesi enerjiyi lipid formunda tutmaktır. Son yıllarda yağ dokusu ana endokrin organ gibi değerlendirilmektedir.Çünkü leptin, kadınlara ait bünyesel faktörler , resistin ve tümür nekrotizan faktör olarak bilinen TNFa yı üretirler.

Selülit olarak adlandırdğımız yağ dokusu,  cilt altındaki yağ dokusudur. Sebebi ana olarak dolaşım bozukluğu olsada, kadınların bünyesel  faktörlerinin kalça ve basenlerdeki kümelenmeden sorumlu olduğu bilinmektedir.

Erişkin kadınların % 80-90 nında ne yazıkki bu problem gözükmektedir.Erkeklerde gözükmeyişi olaydan kadın bünyesel faktörlerinin  sorumlu olduğunun bir göstergesidir. Erkeklerde ,eğer  şahıs erkek fakat erkek bünyesel faktörlerinde eksiklik varsa ,yada erkek olduğu halde karşı cinse ait bünyesel faktörleri sentetik  olarak  kullanıyor ise  görülebilmektedir. Klinefelter sendromu, hypogonadizm, ve prostat ameliyatından sonra destek  tedavisi alan beylerde ortaya çıkmaktadır.

Selülitin sebeplerinin başında kişisel bünyesel faktörler  gelsede, metabolizmadaki değişiklikler, çok zorlu diyetler, bağ dokusu değişiklikleri yapan hastalıklar, genetik faktörler, mikro dolaşım sistemindeki problemler en çok etkenler olarak gözükmektedir.

Bayanlarda  özellikle bazen  stres kaynaklı doğal olmayarak artan . yada  doğuran kadında  fizyolojik olorak  artan prolaktin selülit oluşmasında önemli bir role sahiptirler.

Angiotensin coverting enzimdeki ve HIF1a ( hypoxia-inducible facor 1a ) genindeki morfolojik değişiklikler selülitin genetik komponentini yapmaktadırlar.

Kan ve lenf dolaşımının mikro düzeyde yetersizliği selülit tablosunu ağırlaştırıcı etmen olarak önemini korumaktadır.

Yaşam biçimi,  evet yanlış okumadınız yüksek stresli yaşam biçimi, vücutta katekolaminlerin çıkmasına ve mikrodolaşımın bozulmasına yol açtığı  için, gene selülitte çok önemli bir etmen olarak yerini almaktadır.

Sellülitler başlangıçta yumuşaktırlar ve bunlara Soft selülit adı verilir.Zaman içerisinde fibröz komponentlerin stazı ile doku yüzeyinde yer yer sertlikler oluştururlarki,  bir el cilt üzerinde gezdirildiğinde el altında nodüler sertlikler halinde hissedilirler ve bu selülitlere NODÜLER selülit adı verilmeltedir. Selülitlerin ilerlemesi ile birlikte nodüler sertlikler daha yaygın daha sert ve kompact hale geçerlerki buna FİBRÖZ selülit denmektedir Soft selülitler daha çabuk tedavi edilebilirken,  fibröz selülitler yoğun tedavi gerektirirler. Erken dönemde selülitler fark edilmezler ancak kişinin cildini iki parmak arasında sıkınca ciltte pürüzlenme meydana gelir.İlerlemiş vakalarda uzaktan engebeli görünüm dikkat çekicidir.

Beslenmesi bozulan dokuda yavaşlamış kan dolaşımına bağlı hücreler arası mesafelerde basınç artışı ve yavaşlayan lenf dolaşımı,  yağ dokusunda artışa yol açacaktır.

Selülit sişmanlık başlangıcı için zemindir.

Genelde selülit ve bedendeki yağ artışı beraber görülürler.

Selülitin artışı ile beraber genelde tablo obeziteye doğru gider

Selülit tedavisinde ana hedef öncelikle bozulmuş mikrodolaşımı düzeltmek olmalıdır.

Selülit tedavisi bugün zayıflama kliniklerinde en cok talep gören tedavi olma niteliğini korumaktadır.

En etkin yöntemler ;

  • Vakumterapi
  • Karboksiterapi
  • Yüzeyel ultrasound
  • Radyofrekans
  • Infrarot
  • MEZOTERAPİ ve ozon tedavisinin beraber kullanımıdır.

 

Vakumterapi  çok şişman ve dolaşımı bozuk kişilerde ödemi atmak ve dolaşımı düzeltmek amacı ile kullanılmalıdır. Hatta liposuction olan bayanlarda ameliyat sonrasında düzensizliklerin tedavisinde en etkin zararsız tek yöntem olarak yerini korumaktadır.

Karboksiterapi ciltaltına karbondioksit gazının verilmesi ile uygulanan bir mezoterapi tekniğidir Cilt altına girer girmez ilk etkisi güçlü bir vasodilatasyondur Oluşturduğu BOHR etkisi  ile oradaki oksijen miktarı derhal artacaktır. Bohr etkisine göre CO2 arttığı zaman hemoglobin hemen oksijenini bırakacaktır. Ortamdaki karbondioksit, carbonic anhidraz enzimi varlığında bikarbonat ve H+ dönüşecektir Bu olay dokunun daha asidik olmasına yol açacak, hemoglobin daha çok oksijeni ortama bırakmaya devam edecktir.Bölgedeki kan akımının düzelmesi ve artmış lipolitik etki ile karboksiterapinin selülitler üzerinde etkin olduğu aşikardır.

Yüzeyel ultrasound  yani  yüksek frekanlı ses dalgalarının cilt yüzeyine uygulanması ile doku derinliklerinde ısınma oluşur ve ısı etkisi ile mikrodolaşım canlanarak etkin derenaj sağlanır. Ayrıca pulsatif olarak fasılalı uygulanması vibrasyon etkiside yaparak deranajın artışına yol açacaktır. İnatçı selülit problemlerinde 3 MHzlik ultrosoundun kullanımı bütün  otorotiler tarafından kullanımı kabul gören bir tedavi alternatifidir.

Radyofrekans ve infrarot aynı şekilde ısı artışı mekanizması prensibiyle selülit tedavisinde başarılı olmaktadırlar. Özellikle infraruj absorbsiyonu yağ dokusunda son derece fazla olmaktadır.  Isınmanın etkisi ile hem metabolizmanın hem kan dolaşımının belirgin artışı ile lenfatik blokaj ortadan kalkmaktadır Isı yağların hidrolizini sağlar. Yağ dokusunun her bir derece ısı artışı, yağ metabolizmasının % 14 artmasını sağlamaktadır Bu demektirki yağ dokusunun 43 -44 dereceye dek ısıtılması yağ metabolizmasını % 100 oranında arttırabilmektedir.

Mezoterapi bacaklarda yaptığı morluklar ve iğneli bir yöntem olduğu için sevilmez ve her zaman uygulanamaz. Oysaki yıllardır kullanılan. en  etkin tedavi  yöntemlerinden biridir.Mezoterapi  refleks mekanizma ile dokudaki  ödemi azaltarak kan dolaşımını arttırır ve  büyümüş. yağ hücresinin metabolizmasını arttırır.

 

MEZOTERAPİ ürünlerinden beklenenler aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

*Hücre dışı toksik  maddeleri  çözmek

*Hücre dışı matriksi alkalize  etmek .

*Doku  oksijenizasyonunu geliştirmek.

*Matriksin yeniden oluşturulması için gerekli  maddeleri  sağlamak.

*Deri altı yağ dokusundaki yağ hücrelerinin normal çalışmasını ayarlamak.

Selülit için kullanılan mezoterapi ürünleri içerik olarak ,kollejen parçalıyıcı ve yağ yakıcı  içermektedirler.Mezoterapi anlam olarak cildin orta tabakasına ilaç karışımlarından   çok az miktarda vererek lokal çözücü aktiviteyi başlatmayı hedefler.

Mezoterapi haftada bir tekrarlanıp  farklı derinliklere verilen ısı tedavileri ile desteklenecek olursa başarısı artacaktır.